Güneş kısa bir süre sonra Batıdan doğacak!
74
okunma

Güneşimize neler oluyor?

Amerika’da ve dünyanın farklı ülkelerinde bulunan Güneş gözlemevleri 2018’den beri güneşimiz de farklılıklar tespit ettiler. Bu görmüş olduğunuz görüntüler 2013-2018 arasına ait sızdırılmış görüntülerdir.

Aslında güneş çevresinde en bariz görülen farklılıklar 2010 tarihinde başlamıştır. Bu tarihten sonrasında güneş ve çevresinde uzay araçlarını görmüş ve fotoğraflandırmışlardır. Bu araçların neler yaptığını yakından görebilmek içinde 2018’de Parker Solar ismini koydukları bir uydu gönderdiler. Bu uydu ilk defa güneşin 6 milyon km yakınına yaklaşabildi! Kıyas açısından şöyle anlatabiliriz: Güneş ve Dünya arası yaklaşık 149 milyon km…

Parker Solar uydusunun gönderilmesinin ana sebebi; güneşin yakınında görülen cisimleri, yaptıklarını ve dış uzaydan gelen bu enerji alanının kaynağını algılayabilmekti. Çünkü çok enteresan solar aktiviteler fark edildi. Düşünsenize görüntülerde dünya boyutunda devasa gemiler var…

Dünya boyutlarında ki devasa gemi görüntüleri:

Evrende her şey hareket halinde, dünyayı da bir gemi olarak düşünebiliriz.

Bizden milyonlarca yıl ileri geliştirilmiş teknoloji kullanan ırklar var. Söz ettiğimiz şey bizim şu anki beyin kapasitemizin çok çok ötesinde bir durum.  20-30 senede bile bizim teknolojimizin ne kadar ilerlediğini ve hızlandığını düşünün… Bu gelişmelere milyonlarca yıl eklediğimizde ortaya hayal dahi edemediğimiz şeyler çıkacak burası kesin. Bu yüzden bu konuları anlayabilmemiz için sonsuz açık bir şuura sahip olmamız lazım. Bu konuya “güneşin ısısı,ışınları var, öyle şey mi olur?” gözüyle bakarsak anlayamayız. 

Bu teknolojilerin öyle soğutma sistemleri var ki, tasavvur dahi edemeyiz. Bu konuda net ve kesin konuşuyoruz çünkü bilimsel bilgi ve görüntüler mevcut. Şuan içinde bulunduğumuz ve yaşadığımız bu süreç insanlık tarihinin belki en önemli noktaları. Bu giderek artan momentumla 25-30 yıl daha bu döngü devam edecek.

Bu süreci ön yargısız ve açık şuur ile bakarak ancak anlayabiliriz. 

Burada ki güneş aktivitelerini harekete geçiren güneş sistemimiz saatte 72 bin km. hızla merkezi bir döngüde dolanıyor. Güneşimiz, dünyayı ve diğer gezegenleri etkileyen etkileşimiyle tüm atom ve atom altı yapıya belli bir manyetik etki ve tesir de bulunuyor. Güneşin manyetik alanının 11 yıldır çok ciddi şekilde değişkenlik gösterdiği solar aktiviteler var. Bu değişken durumlara, solar maksimum ve solar minumum deniyor. Biz şu an solar minimumdayız fakat güneş enerjisi minumumdayken bile güneşin manyetik alanı zayıfladığı için bu kozmik ışınlar daha az koruma sağlıyor. Galaktik kozmik ışınlar adı verilen güneşin içinde bulunan yüksek enerji parçacıkları güneş ışığı seviyesinde bile dünyaya ulaşabilmektedir. Güneş lekeleri özellikle solar maksimum sırasında oluşur. Güneş patlamaları güneş sisteminde ki tüm gezegenlere enerji patlamaları püskürtür. 

2020

2020’de 100 gün boyunca güneşte hiç güneş lekesi gözlemlenmedi. Güneş, son yüzyılın en büyük “güneş minumum” dönemine girmiş durumda… Bu yüzden dünyada aşırı ani sıcaklık artışları, aşırı ani soğuklar ve sismik hareketler bekleyebiliriz; Güneşin manyetik alanı da, dünyanın manyetik alanı gibi zayıflamış oldu. Bu konuda bilim insanları çok önemli bir tespitte bulundular; güneşin etrafında helyosfer adını verdikleri yumurta şeklinde bir manyetik alan var. Bilim insanları bu helyosfer’in önde giden kenarını incelediklerinde burada parlayan büyük bir plazma enerjisi gözlemlediler. Bu plazma enerjisi, 10 astronomik birim derinliğindeydi. (1 astronomik birim yaklaşık dünya ve güneşin uzaklığı kadardır yani 93 mildir) Bu parlayan plazma enerjisi 150 astronomik derinliğe ulaştı. Yani %1500 arttı!

Bu olay, güneş sisteminin kendisinin enerjinin çok yüksek derecede yüklü olduğu alana girdiği anlamına gelmektedir. Bununla birlikte,güneş sistemimiz içinde de diğer gezegenlerde de çok ciddi bir değişime sebep olmakta… 

Örneğin; Mars’ın atmosferi oldukça kalınlaşmaya başladı, Ay'ın atmosferi büyümeye başladı. Bununla birlikte gezegenlerin manyetik alanları ve parlaklıkları da artıyor; örneğin Venüs’ün parlaklığı %200 arttı! Jüpiter’in manyetik alanı 2 katından fazla güçlendi. Hatta Jüpiter’in enerji yükü o kadar arttı ki, enteresan bir şekilde gezegenin yüzeyiyle uydusu arasında iyonize edici radyasyondan oluşan oval, tüp gibi bir oluşum ortaya çıktı ve bu oluşum teleskoplarla izlenebiliyor.

Uranüs ve Neptün’ün manyetik alanları ve atmosferik nitelikleri değişiyor ve dünyamızda çok ciddi değişimler var. Bilim çevreleri, özellikle Rus,ABD ve Çin’li bilim insanları, bu gezegenlerin değişimleri için; dış uzaydan gelen, bu güneş sisteminde ki enerjisel değişime neden olan, tek olası şeyin güneş sistemimizin çok daha güçlü ve yüksek bir enerji alanına doğru ilerlemekte olduğunu ve bu enerji alanının içine girmekte olduğunu varsaydılar.

Dünyamız makro bir atomdur ve çekirdeği de dönerken manyetik bir alan yaratır. Yer kürenin manyetik alanının kuvveti 1850’li yıllarından beri ölçülüyor. O dönemden bu yana her yüzyılda bir %8 ile %10 arasında azalıyor,son 30 yıldır ise çok daha hızlı bir şekilde zayıflamaya başladı. 

Dünya’nın “kalp atışı” diye kabul edilen ve mucidi Alman fizikçi Schumann olan bir elektromanyetik dalga alanı vardır; bu da 1954’den beri bilinip, ölçülür. Dünya yüzeyinin 55 km atmosfer sonrasında ölçülür. Bu iyonosfer dediğimiz bölge, yıllardır 7.8 değerini korumaktayken son yıllarda giderek yükselerek, bugün saniyede 12.5 değere gelmiştir. Bu çok ciddi bir artış demek. Burada ki önemli nokta; bu 12.5 olan artış eğer 13 parametresine gelirse“zero point” dediğimiz “sıfır noktası” olarak tanımlanan manyetik rezonansa gelecek ve dünya tersine dönmeye başlayacaktır. (dünya daha önce de bu şekilde dönüş yönünün değiştiği kanıtlanmıştır) Bu değişim ile doğal olarak güneşimiz artık batıdan doğmaya başlayacaktır. Değişim, dünyanın manyetik alanında terslik meydana getirecek..

Önemli Noktalar:

Dünyanın ekseninde ki değişimine sebep olacak bu durum,dünyanın manyetik alanına ters orantılı olarak çok ciddi oranda azaltmıştır. Son 4000 yılda ki değerlerle neredeyse son 25 yılda yarı yarıya inmiş durumda! Normalde dünyanın eğimi 23 derecedir ama şuan 13 derece batıya doğru manyetik sapma oluşmaya başladı. Zaten bu sebeple 4-5 yılda bir dünyanın manyetik modeline göre; askeri, sivil uçaklar ve gemiler pusulalar değiştirilir. (Bkz: Manyetik Sapma Nedir) Bu anlattıklarımızın hepsi bilimsel.

Güneşte olan patlamalar bir anda durdu ve manyetik alan azaldı. Solar minumumda güneş lekeleri azalır ama son 100 günde hiç olmaması ilk defa oluyor. Güneş çok durgun bir solar minuma geçti, bunun sebebi bu manyetik alanın dış çemberinden iç halkasına gelince akan enerjiler frekansları yoğunlaştı.

ABD Uzay Merkezi bir açıklama yaptı: “Dış uzaydan gelen ve yüksek frekansta enerjiler içeren bir enerji alanının bombardımanı içindeyiz.”

Burada foton kuşağından bahsediliyor. Google’da bu bilgiler mevcuttur… Son yolladıkları 2018’de gönderilen uydu da özellikle bunları araştırmak için gönderildi. 

Yeryüzünde ki Kaymalar

Kanada’dan Sibirya’ya doğru 2300 km den fazla çok ciddi bir kayma gözlemlendi ve bu durum 1831’den beri devam ediyor. Ama önceleri yılda 5-10 km, daha sonra 15 km çıkmıştı şimdi ise bu durum %400 artışla yılda 60 km ulaştı. Bu son artış 2000-2020 yılları arasında bu seviyelere geldi.  

Bu enerji alanının iç halkasına doğru evrilmekteyiz,kutuplar değişmeyecek ama kutupların elektromanyetik yükleri tersine çevrilecek. Son 20 yıldır tüm dünya genelinde ki yüksek ölçülü depremlerin ve volkanik hareketlerin tespit edildiği dönemler maalesef ilk bizim yaşadığımız depremlerdir. Sonrasında 20 yıldır yüzlerce deprem oldu, volkanik hareketler ve garip hava anomalileri arttı. Bunların sebebinin küresel ısınmayla alakası yok, biz tabi ki atmosferi zehirliyoruz ama dünya ana o kadar kuvvetli ki bunları absorbe edebiliyor. Fakat dış uzaydan gelen bu enerji dünyanın dönüşüme uğramasına sebep olacak…

Tüm bunlarla birlikte;

Bu değişiklikler içerisin de; kuşların göç yönleri değişti. Yıllarıdır yerleştikleri alandan ayrıldılar. Enerji kuşağında ki bu titreşimler her şeyin DNA sının armoniklerini de değiştiriyor;

Mesela kutup bölgesinde ki buzulların hızla eriyor olması da bu sebepten…

Deniz seviyelerinde yükselme,

Buz fırtınaları gibi olaylar deneyimleyeceğiz… Artan eğim,güneşten daha uzak olmamıza sebep olmakta.

Yazları sıcak ısı dalgaları da göreceğiz; Dünyanın tabi ki manyetik kalkanı var ama bu ciddi oranda zayıfladığı için dünyaya yönelik güçlü bir manyetik fırtınanın partikülleri bu kalkanın içinden adeta içinden geçiyor ve dünyamıza ulaşıyor.

Güneş aktivitesi insanlar da dahil tüm canlıların fiziksel,kimyasal ve manyetik alanlarıyla da direkt olarak ilişkilidir, biyoelektriği; tüm canlıların ritmini kan dinamiklerini ve DNA larını da etkiler. Bu sadece biyolojik ve duygusal sistemlerimize etki etmez, ayrıca ekolojik sisteme ve toplumların tüm sosyal sistemlerine de yansır. Çünkü bunların hepsi kolektif enerji alanlarıdır. Bu alanlarda ki radikal değişimlere önümüzde ki 20 yıllık döngüde hepimiz şahit olacağız. Şu an zaten enteresan bir türbülansa doğru evriliyoruz. Bu çok önemli ve güçlü enerji alanı, güneşimiz aracılığıyla güneş sisteminde ki tüm maddelerin tümünün temel doğasını değiştirmeye ve bu süreçte hızlanmaya başladı. 

Yukarıda dediğimiz gibi Nasa’nın internet sitesine girdiğinizde “dünyamızın güneş sisteminin dışından farklı bir kaynaktan gelen,kozmik ışınların bombardımanı altındayız” diye yayınları mevcut.

 Nasa’nın resmi sitesinde ki araştırma içerisinde, farklı uluslara mensup bir araştırma grubu da var. Şöyle diyorlar: “şaşırtıcı ve artan miktarlarda yüksek enerjli elektronların uzaydan dünyayı bombardımana tutuyor. Bu tür kozmik ışınların farklı bir kaynaktan gelmesine ilk kez tanık oluyoruz“ ifadesini kullanıyorlar. 2018'de ki bu yüzden fırlatılmıştı...

Hem güneşte ki olağanüstü aktiviteyi, hem de bu enerjinin nereden geldiğini bilemiyorlar, Bu enerjinin bir misyonu var; dünyayı farklı boyuta sıçratmak. Kutsal kitaplarda da bu konu mevcut; olumlu şeyler olacak ama hazırlıklı olmalıyız.

Bu geçiş süreci zor bir süreç ama bu okuldan mezun olup,yükselişimizi ya başaracağız ya da 3 boyutlu başka gezegende enkarne olup bu okulu başka bir planda tekrar okuyacağız. Dolayısıyla burada bu foton kuşağı ile ilgili İnkişaf suresi”nde de bir ayet var: “siz halden hale boyuttan boyuta geçeceksiniz” der. İbrahim suresinin 47.ayeti: “O gün yer, başka bir yere, gökler de başka göklere dönüştürülür”der. Burada ki dönüştürülür transforme olur anlamındadır. Tüm bu sistemlerin değişimi dönüşümü ve farklı boyuta evrilmesi var. Burada ki tabloyu biz hem bilimsel verilerle, datalarla çok net görüyoruz hem de dış uzayda ki dataları güneşimizde ki değişimleri gezegenlerde ki bütün değişimleri; hem kendi dünyamızda değişimleri hem de insan sosyal alanda ki değişimleri görebiliyoruz … Biz insanların artık vakit kaybetmeden gereken değişimi göstermeleri gerekiyor. Önemli bir yolculuktayız ama gerekli araçlara ve donanımlara sahip olmamız gerekiyor.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları