Aramızda Sadece 1mm Var!

Birkaç hafta önce Nasa, Antarktika bölgesinde yaptığı araştırmalarda yüksek enerjili kozmik partiküller saptadılar. Bir cihaz (balon) uçurdular ve Dünyada meydana gelenlerdenmilyonlarca kat yüksek ve güçlü enerji parçacıklarına ait izlere ulaştılar,zaten bu enerji partiküllerini arıyorlardı, çünkü öncelikle bilim insanları,var olan evreni tanımlamaya yetecek 3 boyutun yeterli olmadığını anlamalarına sebep olan bazı veriler vardı;

Örneğin: Hiper uzay dediğimiz, kara delikler dediğimiz kavramlar... Birçok kuramsal fizikçiler sayısız paralel evrenlerin olduğu ve bizim de o evrenlerin birinde olabileceğimizi, hayatımızı sürdürebileceğimizi; hatta bizlerin bazılarında farklı deneyimler içinde olabileceğimizi öngörüyorlar. Hatta bu paralel evrenlerin bizlere uzaklığının da aşağı yukarı 1mm’den daha az olduğuna inanıyorlar. Big bang her şeyin başlangıcı değil, belkide her an big bangler olmakta. 

Paralel Evrenler ya da Paralel Dünyalar: Uzayda aynı boşluğu dolduran fakat farklı titreşim seviyelerinde olan,bu titreşim seviyelerinin farklı olduğu içinde birbiriyle etkileşimi olmadığı tahmin edilen zamanlardır ya da evrenlerdir. Her evren modeli kendisine izafi olarak göreceli olacak şekilde realiteye girer. Fakat ne zaman bu evrenler arası fark ve ayrım karmaşası olur ve her iki evren de etkileşim gerçekleşirse ki bunun örnekleri var; hayaletler, ruhlar, cinler görme, zamanda bükülmelerin olması gibi… bu paralel evrenlerin birisinin diğerinin içerisinde anlıkta olsa üst üste binmesi gerçekleşir.

Bermuda şeytan üçgeninde kaybolan birçok gemiler uçaklar var; orada bir enerji alanı oluşur ve o boyuta bir anda geçer; dolayısıyla bu tür enerji portalları dediğimiz bazı alanlar var.

Radyo bandı düşünelim değişik frekanslarda 100.1 ayarlamışızdır onu duyarız ama 105.1 ayarlarsak diğer frekansı da anlamış ve duymuş oluruz. Bu konuyu bu şekilde hayal edebiliriz.

Son araştırmanın ayrıntılarına gelecek olursak:

NASA'nın desteklediği Antarctic Impulsive Transient Antenna (ANITA). Bu keşif ANITA tarafından yapıldı. Araştırma Hawaii Üniversitesi'nden Peter W.Gorham tarafından yönetiliyor.

Bu araştırma Antarktika’da yapıldı, bunun sebebi ise alınan verilere soğuk ve kuru havanın zarar vermeyeceğiydi.

Sürekli sinyal alıyorlardı önceden beri ama bu sefer gelen sinyal diğerlerinden farklı olarak uzaydan değil yer altından geliyordu. Bunun açıklamasını bilim adamları: “Aldığımız veriler parçacıkların zamanda geriye doğru hareket ettiğini kanıtladı, çünkü farklı tipteki parçacıkların bu şekilde Dünya’da hareket etmesinin zamanda geriye gitmesiyle açıklayabiliriz. Yerin altından sinyal aldığımıza göre bizimkine benzer bir paralel evren daha olması gerekir.”şeklinde yorumladılar.

Yorum yapmak gerekirse, uzun zamandır güneşte, dünya da kısacası evren de olan çeşitli manyetik aktiviteler bir şeylerin habercisi… Zaman geçtikçe çok farklı perdelerin gözlerimizden kalkacağını ve yeni bir insana evrilmeye başladığımızı göreceğiz. Bu evrilme sürecini farklı bir yazıda ayrıntılı anlatacağız.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları